NİTEL ARAŞTIRMA

Araştırma nitel araştırma tekniğe bağlı kalınarak yapılacak olup; verilerin toplanma sürecinde nitel araştırma türlerinden mülakat /bireysel görüşme tekniği kullanılacaktır. Bu noktada veri toplama türlerine geçmeden önce nitel araştırma ve nitel araştırma yönteminin neden kullanıldığı konusu üzerinde kısaca durulacak olunursa:

 

Nitel araştırmanın herkes tarafından kabul edilen basit temelli bir tanımı bulunmamaktadır. Bunun esas nedeni de nitel araştırma kavramının şemsiye örneğine benzer şekilde birçok kavramı içerisinde barındırmasıdır (Yıldırım ve Şimşek 2006). Biyografi araştırmaları, fenomenoloji araştırmaları, etnografya araştırmaları, mülakat (bireysel görüşme) araştırmaları, içerik analizi araştırmaları… vb. bu “şemsiye” kavram içinde bulunanlardan birkaç tanesini temsil etmektedir. Tüm bu kavramlar hem araştırma deseni bakımından hem de analiz teknikleri bakımından benzer özelliklere sahip oldukları için nitel araştırma bu kavramları kapsayan genel bir yapı/kavram olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte Yıldırım ve Şimşek (2006) nitel araştırmayı; “gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi nitel veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı, algıların ve olayların doğal ortamda gerçekçi ve bütüncül bir biçimde ortaya konmasına yönelik nitel sürecin izlendiği araştırma” olarak tanımlamaktadırlar. Lincoln ve Denzin’e (akt. Işıkoğlu 2005) göre ise nitel araştırma, araştırdığı konuya yorumlayıcı ve doğal olarak yaklaşan ve birden fazla metotta odaklanan araştırmadır.

 

Bu noktaya kadar nitel araştırma nedir konusu üzerinde durulmuş ve kavram çeşitli betimsel ifade biçimleri ile açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırma açısından önemli olan ve üzerinde vurgu yapılması gereken en önemli nokta ise nitel araştırma yönteminin neden seçilmiş olduğu hususudur. Bilim insanı, araştırdığı ya da incelediği alan ile ilgili olarak önceden geliştirilmiş kuramsal bir bilgi birikimine sahip değilse, bir konu, olay, olgu ya da bir insan veya bir insan grubu ilk kez inceleme altına alınıyorsa veya mevcut araştırmalar ve kuramsal bilgi birikimi yetersizse nicel araştırma yöntemi yerine nitel araştırma yöntemini seçebilir (Şencan, 2005).

 

Gelinen bu noktada nitel araştırma ve nitel araştırma yönteminin neden kullanıldığı konusu üzerinde durulmuş ve nitel araştırma yönteminin veri toplama sürecinde neden kullanılacağı konusu da temellendirilmeye çalışılmıştır. Bu noktadan itibaren ise nitel araştırmalarda çalışmanın kalitesini artırmaya yönelik stratejilerin neler olduğu ve bu araştırmada hangi stratejilerin neden ve nasıl kullanıldığı konusu üzerinde durulacaktır.

 

Yıldırım (2010), nitel araştırmalarda çalışmanın kalitesini artırmaya yönelik stratejileri şu şekilde sıralamıştır.

  1. Katılımcı Teyidi (Dönüt alma, İletişimsel Geçerleme)
  2. Uzun Süreli Çalışmalar
  3. Ayrıntılı Betimleme
  4. Kısa Yoldan Denetleme
  5. Eş Denetleme (Uzman İncelemesi)
  6. Çeşitleme (Üçgenleme, Sac Ayağı)
  7. Negatif ve Alternatif Sonuçlarla Karşılaştırma
  8. Çarpık Durumları Gösterme
  9. Kendini Değerlendirme (Dönüşlülük, Eylemden Etkilenme)
  10. Araştırmanın Sınırlarını Ortaya Koyma
  11. Analiz Formu
  12. Bağlantılara Yoğunlaşma
  13. Ayrıntılı Alıntılar Yapma
  14. Rastlantısal Örneklem Seçme
  15. Tekrarlı Sorular
  16. Sorularla Araştırmacının Kendi Rolünü Sorgulaması

 

Bu çalışmada ise; Kısa Yoldan Denetleme, Eş Denetleme (Uzman İncelemesi), Negatif ve Alternatif Sonuçlarla Karşılaştırma, Araştırmanın Sınırlarını Ortaya Koyma, Ayrıntılı Alıntılar Yapma, Rastlantısal Örneklem Seçme stratejileri kullanılacaktır. Neden bu stratejilerin kullanıldığı konusu her bir stratejinin tanımı ile aşağıda verilmiştir.

 

a. Kısa Yoldan Denetleme: Araştırmacı, üzerinde çalıştığı araştırmanın kısa bir zaman dilimi içerisinde denetlenebilirliğini sağlayabilmek amacıyla araştırma sürecini açık ve etkin bir şekilde tanımlamalıdır (araştırma süreci ve bu süreç boyunca yapılması hedeflenen etkinlikler, yöntem bölümünde der süreci başlığı altında verilmiştir). Ayrıca araştırmacı, üzerinde çalıştığı araştırmasının kısa sürede okurlar tarafından denetlenebilirliğini ve anlaşılabilirliğini sağlamak amacıyla raporunda, araştırmasının nasıl yapıldığını betimleyen akış şemaları veya diyagramları kullanmalıdır ki bu durum araştırmanın niteliğini de artıracaktır (Shenton 2004 akt Yıldırım 2010). Bu betimlemelerin sonucunda bu çalışmanın niteliğini artırmak için de araştırmanın nasıl yapıldığını gösteren akış şemaları ve diyagramları kullanılacaktır. Aşağıda Twycross ve Shields (2005 akt.. Yıldırım 2010)’in kısa yoldan denetleme stratejisine yönelik örnek bir tablo verilmiştir:

 

Tablo. Nitel araştırmalarda geçerlik ve güvenirliği artırmak için yapılan kısa yoldan denetleme stratejisi

1. Veriler kopyalandı

 

2. Elde edilen kopyalar, orijinal kaydetmeye ve düzeltmeye karşı yeniden kontrol edildi

 

3. Çözümleme kriterleri kullanılarak veriler kodlandı

 

4. Karar verme süreçlerinin tüm özelikleri ortaya kondu

 

5. Her bir bölümle ilgili toplananlar tekrar çözümlendi

ve kodlamalar kontrol edildi

 

6. Elde edilen sonuçlar deneklerden elde edilen

orijinal metinlerle karşılaştırıldı

 

7. Elde edilen veriler ve ulaşılan yorumların sebepleri

alanda uzman olan ve farklı alanlarda çalışan araştırmacılarla gözden geçirildi

 

8. Uzman olan ve olmayan araştırmacılar vasıtasıyla elde edilen bilginin

türü ve miktarı incelendi

 

b. Eş Denetleme (Uzman İncelemesi): Araştırma konusu hakkında yeterli bilgiye sahip ve nitel araştırma yöntemleri konusu üzerinde uzmanlaşmış kişilerden; çeşitli bakış açıları yönünden araştırmanın incelenmesinin istenmesi, araştırmanın niteliğini artırma konusunda alınacak önlemlerden bir diğeridir (Yıldırım ve Şimşek 2005). Daymon ve Hollaway (2003) bu stratejinin uygulanması konusunun araştırmaya sağlayabileceği avantajları şu şekilde belirtmiştir:

§         Bu tarz bir çalışma var olan ve uygun olmayan öznelliği belirleyebilir.

§         Araştırmacıya alternatif bakış açıları sağlar.

§         Farklı araştırmacılar, araştırmacının verilerle ilişkili olmayan yorumlar konusunda farkındalığını sağlayabilirler.

 

Hem tanım hem de stratejinin getireceği yararlar göz önüne alındığında bu araştırmada bu stratejinin kullanılması uygun görülmüş ve bu stratejinin belirlenen diğer stratejilerle birlikte araştırmanın güvenilirlik ve geçerlik olgusuna olumlu bir etki yapacağı düşünülmektedir. 

 

 

c. Negatif ve Alternatif Sonuçlarla Karşılaştırma: Eğer araştırmacı elde ettiği bulguları, kendi doneleriyle uyuşmayan veya alternatif açılımlar getirmiş benzer çalışmalarla karşılaştırırsa, araştırmasının niteliğini daha fazla artıracaktır (Daymon & Holloway, 2003). Bu stratejinin uygulanması şu şekilde özetlenebilir (Craswell 2003):

Araştırmacı;

1. Çalışmaya başlamadan önce taslak kategorileri oluşturur.

2. Oluşturulan kategorileri doğrulayacak delilleri elde ettiği verilerden çıkarmaya çalışır.

3. Kendi elde ettiği sonuçları ve yorumları destekleyen veya desteklemeyen bakış açılarını araştırmasına yansıtır. Böylece araştırmasının geçerliği ve güvenilirliği konusunda önemli bir adım atmış olur.

Bu araştırmada elde edilen veriler (bulgular); bu araştırmayla paralellik gösteren literatürdeki diğer araştırmalarla karşılaştırılacaktır.

 

d. Araştırmanın Sınırlarını Ortaya Koyma: Nitel araştırmaları, nitelikli kılmanın bir diğer yolu da yapılan araştırmanın sınırlarını ortaya koymaktır. Araştırmacı bunu yaparken, hangi dokümanların, yöntemlerin, katılımcıların ve ortamın çalışma için uygun olup olmadığını ortaya koymalıdır. Bununla birlikte araştırmacı çalışmasının kapsadığı alanı ve katılımcıları seçmesinde önemli ve özel bir nedenler varsa bunları ortaya koymalıdır. Araştırmacı araştırmasının sınırlarını belirlerken; okuyuculara yapılan çalışmayı nasıl değerlendirmeleri konusunda yönlendirmeler yapmış olur.

Bu strateji bakımından araştırma incelendiğinde;

·   Araştırmanın yöntem bölümünde hangi dokümanların ve yöntemlerin kullanılacağı belirtilmiştir.

·   Araştırmanın örnekleminin (evren ve örneklem bölümünde) nasıl ve neden seçildiği konusu üzerinde durulmuştur.

·   Araştırmanın sınırlılıklar bölümünde ise; araştırmanın kapsamı üzerinde detaylıca durulmuştur.

 

e. Ayrıntılı Alıntılar Yapma: Araştırmanın niteliğinin artırılması için; katılımcılardan elde edilen bazı veriler eksiksiz bir şekilde çalışmaya sunabilir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise yapılan alıntıların araştırmaya yanlılık katacak nitelikte değil; verilen cevapların genelini yansıtacak şekilde olması gerekliliğidir (Kümbetoğlu 2005; Ural & Kılıç 2005).

 

Bu araştırmada görüşme yöntemiyle toplanan verilerden araştırma sorularına uygun genelleyici yanıtlar taranacak ve araştırmanın bulgular bölümüne koyulacaktır.

 

f. Rastlantısal Örneklem Seçme: Nitel araştırma temelli çoğu çalışma incelendiğinde örneklemlerin amaçlı olarak seçildiği görülmektedir (Craswell 2003). Amaçlı örneklem grubu üzerinde yapılan çalışmaların yanı sıra örneklemin tesadüfü seçimi temelli çalışmalarda mevcuttur ki tesadüfü örneklem seçimi temelli çalışmalarda araştırmacının yanlılığına yönelik yapılabilecek olası eleştirilerde engellenmiş olacaktır.  Ayrıca yansız (tesadüfü) örneklem seçimi araştırma sürecide ortaya çıkabilecek olumsuz durumların katılımcılara eşit oranda dağılmasını sağlar. Kısacası tesadüfü ya da yansız örneklem seçimi nitel araştırmaların doğallığına daha uygundur denilebilir. Bununla birlikte tesadüfü örneklem seçimi konusunun araştırmaya getirebileceği dezavantajlar da mevcuttur. Buradaki en büyük dezavantaj ise katılımcıların belirlenmesinde araştırmayı yapanın bir rolü olmamasından ötürü; araştırma için uygun görülen katılımcıların, duygularını doğru bir şekilde ifade edemeyen, konuşmayan veya araştırmacı ve diğer katılımcılarla işbirliğine yanaşmayan kişilerden seçilebilme ihtimalinin ortaya çıkabilmesi durumudur.

 

Bu araştırmada da tesadüfü diğer bir deyişle yansız örneklem seçimi yöntemine başvurulmuştur. Buradaki en önemli nedense tezi yazan araştırmacının danışmanın verdiği derslerdir. Bu dersler içinde bilim tarihi temelli yapılabilecek en uygun ders Fen Öğretimi I dersi olarak ön görülmüş; şube seçiminde ise tamamen yansız seçime başvurulmuştur. Ayrıca araştırmacı 2008-2009 öğretim yılında Fen Bilgisi Lab. I-II derslerinde adı geçen şube ile beraber olduğundan ötürü; katılımcılar ile arasındaki diyalogu önceden sağlamış ve böylece olası sorunlara karşı da önlemlerini almıştır.  

 

Bu bilgilerin ışığında, araştırmanın niteliğini artırabilecek stratejilerin neler olduğu ve bu araştırmaya hangi stratejilerin nasıl katkı sağlayacağı konusu üzerinde etraflıca durulmuştur.

 

Bu noktadan itibaren ise veri toplama sürecinde kullanılacak olan araştırma türeleri yani mülakat /bireysel görüşme tekniği üzerinde durulacaktır.

 

Mülakat / Bireysel Görüşme Araştırmaları: Bu araştırma türü birebir görüşmelere dayanan bir veri toplama yöntemidir. Görüşmeler; yüz yüze, telefonla veya diğer teknolojik araçlarla da yapılabilir (Yıldırım ve Şimşek, 2006; Şencan, 2005; Kuş; 2007). Görüşme tekniği ilk bakışta kolay bir veri toplama yöntemi olarak algılanabilirken; görüşme “beceri, duyarlılık, yoğunlaşma, bireyler arası anlayış, öngörü, zihinsel uyanıklık ve disiplin gibi pek çok boyutu kapsaması açısından hem sanat hem de bir bilimdir” (Yıldırım ve Şimşek, 2006 s:119). Görüşme tekniği ile veri toplamak isteyen bir araştırmacı 1. Kapsamlı bir literatür taramalıdır. Bu süreç içinde seçtiği konunun sınırlarını, kapsamını, temel kavramlarını, boyutlarını ve temel önermelerini öğrenmelidir. 2. kendi deneyimlerini, araştırma sorularını gözden geçirme yoluyla araştırma problemini oluşturmalıdır. 3. araştırma sorusuna uygun bir soru listesi ya da anket geliştirmelidir. 4. Verileri analiz etmelidir. Topladığı bilgileri duruma göre kodlamalı ve gruplandırmalıdır. 5. literatürdeki bilgilerle mülakat sonuçlarını karşılaştırmalı ve böylece anlamlı ve sistematik bir analiz yapmalıdır (Şencan, 2005).

 

Uygulanan yönteme göre üç farklı görüşme araştırması vardır. Bunlar:

 

  1. Serbest görüşmeler
  2. Yarı yapılandırılmış görüşmeler
  3. Tam yapılandırılmış görüşmeler

 

Bu araştırmada tam yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılacaktır. Tam yapılandırılmış görüşmeler sözlü anket uygulamasıyla benzerlik taşımaktadır ve esneklik payı çok azdır (Creswell 2003). Görüşmeyi yapacak olan araştırmacı belirlediği soruların dışına çıkamaz. Araştırmacılar görüşme sırasında çoğunlukla basılı soru formlarını kullanırlar (Şencan 2005).. Araştırmacılar görüştükleri kişileri söz, jest ve mimik gibi etkinliklerle yönlendiremezler.

 

Görüşme tekniğinde diğer bir konu da güvenilirlik konusudur. Görüşme tekniği ile veri toplamada güvenilirlik toplanan verilerin kalitesine bağlıdır. Bu yüzden de kaliteli bilgi elde etmek için görüşmeyi yapan kişi süreç içinde genellikle dinlemede kalmalı, karşısındaki bireyin görüşlerini düşüncelerini değerlendirmemeli veya eleştirmemelidir (Creswell, 2003; Şencan; 2005). Görüşme ne çok hızlı ne de çok yavaş şekilde yürütülmelidir. Eğer görüşmeyi yapan kişi aldığı cevaplar karşısında memnun kalmamışsa soruyu tekrar yöneterek konunun netlik kazanmasını sağlamalıdır. Tüm bu bilgilerle birlikte görüşmenin güvenilirliği için bilim insanları şu etkenlere dikkat etmelidir (Şencan, 2005) :

 

  1. Araştırma soruları; araştırmanın konusu ile ilgili olmalıdır.
  2. Görüşme tekniğini kullanmak isteyen kişi görüşme tekniği hakkında yeterli donanıma sahip olmalıdır.
  3. Görüşme yapacak kişi araştırma konusu hakkında bilgili olmadır.
  4. Görüşme için yeterli zaman ayrılmış olmalıdır.
  5. Araştırmanın niteliğine göre mümkünse bir den fazla görüşmeciden yararlanılmalıdır.

 

Gelinen noktada bu araştırma için kullanılacak görüşme tekniğinin literatürde anlatıla gelen bu güvenilirlik şartlarına uygun olduğu da saptanmıştır. Çünkü belirlenen sorular araştırmanın hem konusu hem de problem cümlesi ile yakından ilgilidir; görüşme tekniği ile ilgili literatür çoğunlukla taranmış ve gerekli bilgilere ulaşılmıştır; araştırmacı araştırmanın konusu hakkında literatürü taramış ve halihazırda da taramaya devam etmektedir; görüşme için akademik takvime uygun zaman dilimi içerisinde yeterli zaman ayrılmıştır ve görüşmeler için birden fazla görüşme yapacak kişi de görüşmeden haftalar önce ayarlanmıştır.

 

Verilerin Çözümlenmesi

 

Verilerin toplanması sürecinde bağlı kalınan nitel araştırma yöntemi, verilerin çözümlenmesi sürecinde de kullanılacaktır. Veriler iki farklı nitel araştırma türü ile toplandığından verilerin çözümü de iki farklı analiz yöntemi kullanılarak yapılacaktır.

 

Görüşme Sonucu Elde Edilen Bilgilerin Analizi: Görüşme sonucu elde edilen bilgiler içerik analizine tabi tutulacaktır. İçerik analizi nitel araştırma yöntemlerinden biridir. Bu analiz türünde araştırmacı bir metinde veya metinler grubu içerisinde yer alan belirli sözcük veya kavramların (kavramlar örtük içeriğe sahip bir veya birden fazla kelimenin bir ataya gelmesiyle oluşan soyut nitelemelerdir (Şencan, 2005)) bulunma durumunu inceler; ayrıca betimsel analiz yoluyla yorumlanan bilgiler içerik analizi ile daha fazla irdelenir ve betimsel analiz sonucu fark edilemeyen kavram ve temalar içerik analiz sonucunda ortaya konulabilir. Bu araştırmada için içerik analizinin seçilmesinin temel nedeni de budur. Araştırmacı, metinde yer alan kavramların sayısına, anlamına ve kavramların birbiri ile ilişkisine ve kavram ile ifadelerin vurgusuna bakarak metni yorumlar, değerlendirir ve eldeki metin hakkında bir yargıya ulaşır (Şencan, 2005). İçerik analizinin yapıldığı metin bir kitap, bir film, bir görüşme, bir diyalog, bir tiyatro, bir resim, bir fotoğraf… Vb. olabilir. Kısacası içerik analizinde temel amaç, elde edilen verileri açıklayabilecek kavramlara ve ilişkilere ulaşmaktır (Yıldırım ve Şimşek, 2006). İçerik analizinde veriler 4 aşamada analiz edilir. Bunlar:

 

1.      Verilerin Kodlanması: Verilerin kodlanması aşamasında araştırmacı elde ettiği verileri irdeleyerek, bu verileri anlamlı bölümlere ayırmaya ve her bölümün kavramsal olarak ne anlam ifade ettiğini bulmaya çalışır (Creswell, 2003). Sözü geçen bu bölümler bazen yalnızca bir sözcük olabilirken bazen bir cümle, bazen bir paragraf, bazen de sayfanın tamamı olabilir. Kendi içerisinde anlamlı bir tutarlılık gösteren bu bölümler araştırmacı tarafından isimlendirilir; kısacası kodlanır. Araştırmacı tüm verileri bu şekilde kodlar ve böylelikle bir kod listesi oluşturur (Yıldırım ve Şimşek, 2006; Fraenkel & Wallen, 2000). Önemli olan nokta da bu listenin oluşturulması sürecidir ki bu liste verilerin incelenmesinde ve düzenlenmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Bu noktada sorulabilecek temel soru: araştırmacı verileri kodlama sürecinde, anlamlı bölümleri nasıl isimlendirir ve kodlama sürecinde veriler nasıl elde edilir? Sorusudur. Bu sorunun cevabı kodlama eyleminin anlaşılmasına yardımcı olmaktadır. Kodlama sürecinde kullanılan kavramlar, araştırmacının kendisinden, taradığı literatürden ya da sadece elde ettiği verinin kendisinden gelebilir. Yani araştırmacı elde ettiği veriler arasından anlamlı bölümü bir bölümü kodlarken o bölümdeki anlamı en iyi şekilde betimleyebilecek bir kavram bulmaya çalışır. Üç tür kodlama biçimi vardır (Yıldırım ve Şimşek, 2006): 1. Daha önceden belirlenmiş kavramlara göre yapılan kodlama; 2. Verilerden çıkarılan kavramlara göre yapılan kodlama; 3. Genel bir çerçeve içinde yapılan kodlama. Bu araştırmada “verilerden çıkarılan kavramlara göre yapılan kodlama” türü kullanılacaktır. Bu araştırmada “Verilerden çıkarılan kavramlara göre yapılan kodlama” türü kullanılmıştır. Çünkü araştırmamızda önceden belirlediğimiz bir kod listesi mevcut değildir. Bu bağlamda diğer iki kodlama türünü kullanmamız da olanaksız görülmektedir.

 

2.      Temaların Bulunması: İçerik analizinde elde edilen verilerin kodlanması ve bu kodlara göre yapılacak olan sınıflandırma yeterli olarak kabul edilmez (Yıldırım ve Şimşek, 2006). Bu noktada ortaya koyulan kodlardan yola çıkarak verileri genel çerçevede açıklayabilen ve kodları belirli kategoriler altında toplayabilen temaların bulunması gereklidir (Şencan, 2005). Temaların bulunması sürecinde kodlar benzer yönleri dikkate alınarak bir araya getirilir ve bir anlamda tematik kodlama işlemi gerçekleştirilmiş olunur. Tematik kodlama işleminde en önemli nokta iç tutarlılık ve dış tutarlılık olgusudur. İç tutarlılık, oluşturulan temanın altında yer alan verilerin anlamlı bir bütün oluşturması konusudur. Dış tutarlılık ise; oluşturulan temalarının tamamının araştırma sonucu elde edilen verileri anlamlı bir biçimde açıklayabilmesi durumudur.

 

3.      Verilerin Kodlara ve Temalara Göre Düzenlenmesi ve Tanımlanması: Araştırmacı kodlama ve tematik kodlama sonucu elde ettiği verileri düzenler ve bu verileri belirli olgulara göre düzenler ve değerlendirir. Bu aşamada önemli olan verilerin okuyucu tarafından anlaşılabilir bir dille tanımlanması, açıklanması ve sunulmasıdır.

 

4.      Bulguların Yorumlanması: Diğer üç aşama sonucu araştırmacı tarafından elde edilen bilgilerin yorumlanması ve bazı sonuçlara ulaşılması durumudur.

 

 

Gelinen bu noktada içerik analizi nedir? İçerik analizi bu araştırma için neden seçilmiştir? İçerik analizinin nasıl yapılır ve aşamaları nelerdir? Sorularına literatür ışığında cevap verilmeye çalışılmıştır.

 

Verilen bilgilerin ışığında araştırma sorularının rehberliğinde yapılacak olan görüşmenin içerik analizi yoluyla (derinlemesine bilgi elde etmek için) analiz edileceği vurgulanmıştır. Ancak içerik analizi kavramı da tıpkı bir nitel araştırma kavramı gibi bir şemsiye kavram olarak nitelendirilebilir. Çünkü içerik analizi içerisinde birçok analiz yöntemini barındırmaktadır (Şencan, 2005). Tipolojik analiz, tümevarımsal analiz ve tümdengelimsel analiz içerik analiz tekniklerinden bazılarıdır. Nasıl bir anket sonucu elde edilen bilgiler örneğin ANNOVA da değerlendirilirken TUKEY, SCHFEE gibi analiz tekniklerine tabi tutuluyorsa, içerik analizi ile değerlendirilecek bilgiler de tipolojik, tümevarımsal… gibi analiz tekniklerinden biri ile irdelenecektir.

 

Tüm bu bilgilerin ışığında bu araştırmada içerik analizi tekniklerinden tipolojik analiz tekniği kullanılacaktır (Hatch, 2002, s. 152–161). Bu analiz tekniğinin seçilmesindeki amaçlardan bir tanesi kullanılan veri toplama yönteminin incelenmesinde sağladığı kolaylık, bir diğeri ise ilk ve son görüşmeleri karşılaştırma olanağı bulabilmemizdir (Hatch, 2002). Tipolojik analizin basamakları şu şekildedir (Hatch, 2002, s. 153):

 

 

1Basamak

Analiz edilecek olan kavramlar belirlenir. Veriler okunur, kavramlarla ilgili olan sözcükler işaretlenir.

 

 

 

 

 


2. Basamak

Kavramlara göre bu sözcükler taranır, ana fikirler özet bir şekilde kaydedilir. Kavramlar arasında örüntüler, ilişkiler ve temalar aranır.

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !